Prof. Dr. Taner Sezer

Prof. Dr. Taner Sezer, bebeklikten ergenlik dönemine kadar çocukluk çağı nörolojik hastalıklarının tanı ve tedavisinde akademik bilgi birikimi ve klinik deneyimiyle kapsamlı sağlık hizmeti sunmaktadır. Kliniğinde en uygun şartlarda EEG çekimi yapılmaktadır.

Doktor Muayene
PROF. DR. TANER SEZER
Hakkımda

Ankara Yükseliş Koleji’nden 1989 yılında mezun olan hekim, aynı yıl Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitimine başlamış ve 1995 yılında mezun olmuştur.

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı’nda 2004–2005 yılları arasında, Ankara Üniversitesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı’nda ise 2005–2008 yılları arasında görev yapmıştır.

2010 yılında Başkent Üniversitesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı’nda göreve başlamış; 2015 yılında Doçent, 2019 yılında ise Profesör unvanını almıştır.

Başkent Üniversitesi Çocuk Nöroloji Bilim Dalı Başkanlığı görevini yürütürken, 2025 yılı Aralık ayından itibaren kendi muayenehanesinde çalışmalarına devam etmektedir.

Çocukluk çağı epilepsileri, ateşli dönemde görülen nöbetler, çocuklarda kronik baş ağrıları ve gelişim geriliği konularında, saygın uluslararası dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel çalışması bulunmaktadır.

İLGİ ALANLARIMIZ

Ankara'daki kliğinimizde çocuk nörolojisi alanında kapsamlı tanı ve tedavi hizmetleri sunuyoruz.

ATEŞLİ NÖBETLER

Ateşli havaleler 1 yaş 5 yaş arasındaki çocukların %3’ünde gözlenen bir durumdur. Atak sırasında hastanın ateşi mevcuttur ve ateşin sebebi beyinle ilgili bir enfeksiyon değildir. Ateşli nöbet geçiren çocuklarda ateşin nedeni genellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ya da ishallerdir. Nöbetler sırasında şuur kaybı olur, gözler sabit bir noktaya bakar, eşlik eden kasılma ya da titreme gözlenir.

Ateşli nöbetlerin basit ve komplike olmak üzere iki tipi mevcuttur. Basit tip nöbetlerde 15 dakikadan kısa, günde birden fazla olmayan ve vücudun iki tarafında gözlenen kasılma ya da titreme şeklinde nöbetler gözlenir. Komplike tipinde ise 15 dakikadan uzun, günde birden fazla olan ve vücudun tek tarafında kasılma ya da titreme şeklinde nöbetler mevcuttur.

Basit ateşli nöbetlerde genellikle ileri tetkik planlanmaz ve ilaç tedavisi verilmez. Komplike tip ateşli nöbetlerde ise ateşin tetiklediği epilepsilerden ayırt etmek için elektroensefalografi (EEG) gibi elektrofizyolojik testler ve ileri görüntüleme yöntemleri yapılabilir.

Tedavide ateşli dönemlerde ateşin yakın takip edilerek düşürülmesi önemlidir. Gerekli durumlarda ağızdan ya da rektal yolla kulllanılan ilaç tedavileri kullanılabilir

Çocuk Nörolojisi
BAŞ AĞRISI

Baş ağrısı çocuklarda sıklıkla karşılaşılan bir şikâyettir. Akut baş ağrıları genellikle 3-4 haftadan kısa süren baş ağrılarıdır ve çocukların %30’u en az bir defa şiddetli baş ağrısı şikayetini ebeveynlerine söylerler.

Kronik baş ağrıları 3 aydan uzun süren baş ağrılarıdır. Kronik baş ağrısına yol açabilecek pek çok çocukluk çağı hastalığı mevcuttur. Bunlar arasında kansızlık, karaciğer ve böbrek hastalıkları, tiroid hormon bozuklukları, kronik sinüzitler, çene eklem hastlalıkları sayılabilir. Nörolojik olarak ise beyinle ilgili kanamalar, beyin sıvısının artması ( hidrosefali), beyin sıvı basıncının artması (pseudutumör serebri) ve beyin tümörleri sayılabilir.

Kronik baş ağrısı olan çocukların sistemik ve nörolojik muayeneleri ayrıntılı olarak yapılır ve gerekli temel testler ve görüntüleme yöntemleri planlanır.

Kronik baş ağrılarında altta yatan neden saptanamazsa baş ağrısına yol açabilecek iki neden olabilir. Migren ya da gerilim tipi (psikojenik kaynaklı) baş ağrısı.

Migren ya da gerilim tipi baş ağrılarının tanı kriterlerine göre tanısı konulduktan sonra baş ağrısı sıklığı ve şiddetini azaltacak tedaviler başlanır.

Epilepsi
BAŞ DÖNMESİ

Baş dönmesi diğer ismiyle vertigo çocuklarda sıkça gözlenen bir şikayettir. Baş dönmesine yol açabilecek bir çok sistemik hastalık mevcuttur. Bunlar arasında kansızlık, karaciğer ve böbrek bozuklukları, tiroid hormon bozuklukları, kan tuzlarındaki bozukluklar, tansiyon yükseliği ya da düşüklüğü sayılabilir. Baş dönmesi bunların dışında iç kulak orta kulak ya da beyinle ilgili hastalıklara bağlı da gelişebilir.

Baş dönmesine yol açabilecek beyinle ilgili hastalıklar ise beynin özellikle beyin sapı bölgesindeki yapısal anomaliler, zedelenmeler, kanamalar ya da tümörler olabilir. Bu nedenle ayrıntılı nörolojik muayene yapıldıktan sonra mutlaka beyin sapını çok iyi gösteren görüntüleme yöntemi olan beyin MRG planlanır.

Baş dönmesine yol açabilecek daha nadir bir neden ise vertiginöz epilepsiler olarak tanımlanan epilepsi tipleridir. Şuur kaybının sonradan eşlik edebildiği, saniyeler süren baş dönmesi atakları beyin dalgası bozukluğuna bağlı gelişen bir epilepsi tipi olabilir. Bu şikayeti olan çocuk hastalarda mutlaka elektroensefalografi (EEG) ile beyin dalgalarının incelenmesi gereklidir.

Riskli Bebek
BAYILMA

Bayılma diğer adıyla senkop, beyne giden kan akımının azalmasına bağlı gelişen geçici şuur kaybı olarak tanımlanır. Hastada bayılmadan önce göz kararması, baş dönmesi, kendini kötü hissetme şeklinde şikayetler oluşur ve takiben şuur kaybı gerçekleşir. Bayılma atağı genellikle 1 dakikadan daha kısa sürer. Atak sırasında kasılma ve titreme olmaz. Yine atak sırasında idrar kaçırma gözlenmez. Ataktan saniyeler sonra hasta kendine gelir ve takiben uyku hali ya da sersemlik olmaz.

Bayılmaya yol açabilecek pek çok hastalık mevcuttur. Bunlardan bazıları kansızlık, karaciğer ve böbrek bozuklukları, tiroid hormon bozuklukları ve kalp hastalıklarıdır. Bayılma atakları nörolojik hastalıklardan atonik tipte epilepsi nöbetleri ile karışabilir. Bu tür epilepsi nöbetlerinden ayırımı için elektroensefalografi (EEG) denilen elektrofizyolojik testin yapılması gereklidir.

EEG
EPİLEPSİLER

Epilepsiler beyin dalgası bozukluğu sonucu ortaya çıkan ve çocukların %1’inde gözlenen kronik bir nörolojik hastalıktır. Nöbetler ataklar şeklinde ortaya çıkar ve çok farklı nöbet tipleri mevcuttur. En çok bilinen nöbet tipleri kasılma, titreme, aniden yere yığılma şeklinde olanlardır. Bunların dışında boş gözlerle dalıp kalma, özellikle uykuda arka arkaya olan sıçramalar şeklinde nöbetler de gözlenebilir. Daha nadir gözlenen aura olarak adlandırılan değişik şeyler hissetme, görme, ya da ağızda çekilmeler, göz kırpıştırma atakları şeklinde nöbetler de gözlenebilir.

Epilepsi nöbetleri jeneralize ve fokal olarak iki temel tipe ayrılır. Jeneralize nöbetlerde beyin dalgası bozukluğu aniden beynin her tarafına yayılır ve şuur kaybıyla beraber kasılma titreme, dalma şeklinde nöbetler gözlenir. Fokal nöbetlerde beynin tek tarafından kaynaklanan beyin dalgası bozukluğu vardır ve bu sırada şuur kaybı olmayabilir. Çocuklar değişik bir şey hissettiklerinin söylerler, değişik şeyler görme, duyma, ağız kenarında çekilme şeklinde nöbetler gözlenebilir.

Epilepsi tanısı ailenin tarifi, çocuğun yüzünü alacak şekilde çekilen video görüntüsü ile konulur. Bunun dışında yapılan elektrofizyolojik testler (EEG) ve ileri görüntüleme yöntemleri genelllikle tanı koymada yardımcıdır.

EEG ile nöbetlerin jeneralize ya da fokal olup olmadığı ya da hangi epilepsi tipi ile uyumlu olduğuna karar verilir. Görüntüleme yöntemleriyle epilepsiye yol açabilecek beyinle ilgili yapısal anomaliler, zedelenmeler, kistler, tümörler, kanamalar araştırılır.

Tedavide epilepsi tipi, çocuğun yaşı, ilaçların etki mekanizması ve yan etkileri göz önüne alınarak uygun bir epilepsi ilacı başlanır.

Gelişim
GELİŞİM GERİLİĞİ

Gelişim geriliği sıklıkla büyüme geriliği ile karıştırılır. Büyüme geriliği kilo, boy ve baş çevresindeki geriliklerdir. Gelişim geriliği 4 alt grupta incelenir:

  • 1. Motor hareket geriliği; başını zamanında tutamama, destekli ve desteksiz zamanında oturamama ya da yürüyememe ile ortaya çıkar.
  • 2. Konuşma geriliği; 1 yaşında anlamlı olarak anne ya da baba diyememe, 2 yaşında 2-3 kelimelik cümleler kuramama şeklinde gözlenebilir.
  • 3. Öğrenme güçlüğü, zeka geriliği; farklı tanımlardır. Zekası yüksek olanlarda da öğrenme güçlüğü olabilir.
  • 4. Sosyalleşmede problemler, otizm spektrum bozukluğu; Otizm bir spektrumdur. Bir ucunda hiç göz teması olmayan ağır otistikler ve diğer ucunda hafif sosyalleşme problemi olan çocuklar olabilir. Otizm ve zeka farklıdır. Otizmli ve zekası yüksek olan çocuklar da olabilir.

Nörolojik hastalıklarda gelişim basamaklarının değerlendirilmesi çok önemlidir. Gelişim geriliği tipine göre olası altta yatan hastalıklarla ilgili ileri tetkikler planlanır.

Serebral Palsi
HAREKET BOZUKLUKLARI

Hareket bozuklukları istemli hareketlerde sırasında hareket azlığı ya da fazlalığı ile ortaya çıkan nörolojik hastalıklardır. Çocukluk döneminde nadir gözlenen bir hastalık grubudur. Hareket azlığı, yavaşlığı ile ortaya çıkan formları olabileceği gibi artmış hareketler, anormal istemsiz hareketler şeklinde de gözlenebilir. Bazı hareket bozukluğu tipleri serebral palsi ile karışabilir. Bu nedenle serebral palsi tanısı konulmadan önce mutlaka hareket bozukluğu yönünden hastaların değerlendirilmesi gereklidir. Hareket bozuklukları tedavisinde ağızdan ya da kas içine uygulanan ilaçlar verilir ya da beyin pili uygulaması yapılır.

Sağlam Çocuk
PREMATÜRE BEBEK TAKİBİ

Prematür bebek takibinde bebeklerin hem büyümesi hem de gelişimi takip edilir. Büyüme takibinde kilo, boy ve baş çevresi takibi yapılır. Gelişim takibinde 4 parametre incelenir. İlk parametre olan motor gelişim yani hareketler incelenir. Başını tutma, destekli ve desteksiz oturma ve takiben yürüme motor gelişim değerlendirmesinde önemli parametrelerdir. Küçük bebeklerde tonus yani kasların yer çekimine karşı gösterdiği direnç takibi önemlidir. Bunun azalmasına hipotoni denir. Prematür bebeklerde tonus değerlendirilirken düzeltilmiş gebelik haftasına göre yapılır. Bu yapılmazsa yanlışlıkla hipotonik bebek tanısı konulabilir. Diğer 3 parametre olan konuşma, öğrenme, zeka ve sosyalleşme problemleri bebek genellikle 6 aylık olduktan sonra değerlendirilir.

Genel Pediatri
SEREBRAL PALSİ

Serabral palsi diğer adıyla beyin felci beyinde gelişen hasar ya da beynin bazı bölgelerinin tam gelişmemesi sonucu oluşur. Serebral palsi bir hareket boukluğudur. Gelişim basamaklarındaki gerilikler (konuşma, öğrenme, zeka, sosyalleşme) serebral palsiye eşlik edebilir. Serebral palsiye eşlik edebilen bir diğer durum da epilepsi hastalığıdır. Serebral palsinin farklı tipleri mevcuttur. Spastik serebral palsi en sık gözlenen tipidir ve kaslarda kasılma mevcuttur. Spastik serebral palsi tüm kol ve bacaklarda, vücudun tek tarafında ya da sadece bacaklarda kasılma şeklinde olabilir. Nadir gözlenen tiplerinde dengesiz yürüme gözlenebilir. Serebral palsi bazen tedavisi olan dopa cevaplı distoni (Segawa) hastalığı ile karıştırılabilir. Bu nedenle serebral plasi tanısı konulmadan önce serebral palsiyi taklit edebilecek tüm hastalıklar araştırılmalıdır. Serebral palside tedavi fizik tedavi uygulamaları ve kasları gevşetici ilaçların ağızdan verilmesi ya da kas içine enjeksiyonu şeklindedir.

Çocuklarda Serebral Palsi Tedavisi
KAS HASTALIKLARI

Kas hastalıkları kas hücrelerinin zedelenmesi sonucu oluşur. Kasların yapısı bozulduğu için motor güç kaybı gözlenir. Geç destekli ve desteksiz oturma ve geç yürüme en sık gözlenen şikayetlerdir. Nörolojik muayenede kas gücü azalmıştır. Yapılan kan testlerinde kasların içinde bulunan CK denilen bir madde çok yüksek olarak saptanır. Tanı günümüzde genetik testlerin yapılması ile konulur. Fizik tedavi ve kortizon tedavilerine ek olarak genlerin düzgün çalışmasını sağlayan yeni ilaç tedavileri uygulanır.

Çocuk Kas Hastalıkları Muayenesi